Bakan Bağış, Muğla programı kapsamında, Vali Fatih Şahin'i makamında ziyaret etti. Burada gazetecilere açıklama yapan Bağış, Muğla'nın, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan kapısı olduğunu belirterek, ''Muğla'da ağırlanan her turiste Türkiye sevgisi ve neden Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde (AB) yer alması gerektiği aşılanarak gönderiliyor. Muğla'da ağırlanan her turist Türkiye'nin AB sürecindeki müzakere heyetinin doğal üyesi gibi hareket etmeye başlıyor. Ülkemizi ziyaret eden turistlerin yurt dışındaki imajımız açısından çok pozitif katkıları olduğunu her açıdan görüyoruz. AB sürecinde de bunu görüyoruz''dedi.
Türkiye'nin, AB üyeliği sürecinde önemli reformlara imza attığını ifade eden Bağış, şöyle konuştu:
''AB süreci farklı çehreleri ile hayatın her alanını etkiliyor. AB standartlarında bir Muğla hedefine ulaştığımız zaman sizi rahatsız eden balık çiftliklerinin çok daha hijyenik, çok daha sağlıklı olması gerektiğini görüyoruz. AB standartlarında zeytinyağı fabrikalarının çevreye zarar vermeden doğayla ve çevreyle barışık bir şekilde faaliyet gösterebileceklerini görüyoruz. Bu sadece bir siyasi reform süreci değil. Evet siyasi açıdan da Türkiye AB sürecinde çok şey kazandı. Ama bu bölgenin bir evladı olan rahmetli Menderes'in 1959'da yaptığı ilk başvurudan bu yana Türkiye çok önemli mesafeler katetti. Artık Türkiye parmakla gösterilen imrenilen bir ülke oldu. Hem bölgemizde hem küresel standartlarda. Bu demokratikleşme, çağdaşlaşma ve şeffaflaşma sürecimiz mutlaka devam edecektir.''
-12 EYLÜL AB SÜRECİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ BİR TARİH-
12 Eylül günü AB süreci ile ilgili vatandaşların çok önemli bir adımı hep beraber atacağını ifade eden Bağış, ''Vatandaşımızın takdiri anayasamızın bir darbe zihniyetinden kurtulması ve AB standartlarında bir anayasaya dönüşmesi için birlikte gidip bir tercih belirtisinde bulunacak. Onun da ülkemiz için faydalı ve yararlı olmasını temenni ediyorum. Bu AB sürecimiz açısından da çok önemli bir tarihtir'' diye belirtti.
Tarihte iki 12 Eylül olduğunu ve bu 12 Eylül'ün üçüncüsü olacağını anlatan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, sözlerine şöyle devam etti:
''Birincisi 1963'te rahmetli İsmet İnönü'nün Ankara Antlaşmasını imzaladığı 12 Eylüldür. O gün Türkiye'de demokratikleşme sürecenin çok önemli bir kararlılığının vurgulandığı ve AB ile kurumsal ilişkilerimizin başladığı tarihtir. 12 Eylül 1980 ise o sürecin ve demokratikleşmenin durduğu, ara verildiği dönemdir. Üçüncüsü ise tarihimize geçecek olan 12 eylülle daha evvelki iki 12 Eylül arasında bir tercih yapacağız. Yani demokratikleşme ve özgürleşme yolunda mı yoksa o yasakçı zihniyetin, gözaltına alma meraklısı, işkence meraklısı zihniyetin yeniden veya üşenmesi mi o konudaki tercihi vatandaşımızı zaten paketin içeriğini okuyunca yapacaklardır.''